KAYDIR

arrow_downward

Blog

BÜYÜLÜ KOKUNUN SEBEBİ NERGİS

Nergisin büyülü kokusunu bilmeyen yoktur. İçinize çektikçe çekesiniz gelir. Kokusunun güzelliği kadar yararlı bir bitki de aynı zamanda. Bu yazımızda nergisin faydalarından bahsedeceğiz. Öncelikle ilaçların büyük bir kısmının bitkilerden elde edildiğini biliyoruz ancak bitkilerin bilinçsiz kullanımı var olan hastalıklarınızı tetikleyebilir ya da yanlış bir şekilde kullanıldığında fayda yerine zarar verebilir. Bu sebeplerle herhangi bir bitkinin faydalarını öğrendiğimizde bunu hemen uygulamamamız doktor kontrolü dışında hareket etmememiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız.

Gelelim nergise, nergisgiller familyasının gözdesi büyülü kokunun sahibi nergis, halk arasında sara olarak bilinen tıp litaratüründeki adıyla epilepsi hastalığını taşıyan kişilerce kulanıldığında keskin kokusuyla yatıştırıcı görevi görmektedir. Aynı zamanda yine keskin kokusuyla ağız ve burun nezlesi sebebiyle tıkalı hava kanallarının açılmasında da rol oynar, genizdeki tıkanıklığı giderir.

Nergis çiçeğini yemek, ya da kaynatılmış su içerisinde haşlanan nergisin suyunu içmek kusturucudur. Midenizin boşaltımına sebep olur. Aynı zamanda mide sıvısının fazla miktarının dışarı atılımını sağlar.

Bal ve kara burçak ile karıştırıldıktan sonra pişirilip ezilerek macun haline getirilen nergis soğanı, açılmış yaraların onarılmasına yardım eder, vücudun bir yerindeki zehrin dışarı atılımını sağlar, antiseptik olarak kullanılır. Henüz olgunlaşma evresine geçmemiş bakteriyel çiban gibi yaraların da iyileşmesine yardımcı olur.

Tüm bu maddeler dışında nergis, kabızlığı gidererek ishale sebebiyet verir, ateş düşürücüdür, çiçeğinin suyu bal ile şerbet yapılarak türketildiğinde rahim ve mesanede oluşan ağrıları dindirir, saç kıran hastalığı için nergis kökü ve elma sirkesi karıştırılıp, yaka yapılıp, saç kıranın olduğu bölgeye sürüldüğü takdirde yeni saçların çıkmasını sağlar, kurutulmuş nergis çiçeği de yatıştırıcı görevi görür, aynı zamanda kan temizleyicidir.

Nergis bazı yörelerde ayn-ı sefa, ölü çiçeği ve altıncık olarak da adlandırılır. Fayda sağlayabilmesi için nergisin güneşin en yakıcı ve tepede olduğu zamanda toplanması gerekmektedir. Bitkinin şifa sağlayabilmesi için bu zamanlarda topanması gerekmektedir.

Nergisin yararları dışında zararlarının olduğu da bilinmesi gerekir;

Eğer herhangi bir yolla nergis gereğinden fazla miktarda tüketilirse zehirlenmeye sebep olabilir. Çok miktarda zehirli alkoloitler içeren nergisi gereğinden fazla miktarda tüketen kişide kusma, kasılma, ağızdan köpük çıkarma, yoğun ishal, sara nöbetine benzeyen travma hali görülebilir. Ayrıca hamile bir kişinin nergis tüketmesi düşüğe sebebiyet verebilmektedir.

Yatıştırıcı Nergis Çayı Nasıl Hazırlanır?

Kurutulmuş nergis çiçeği yapraklarının, nergisin turuncu veya sarıya çalan kısmının da olmasına dikkat edilerek bir çay kaşığı alınıp 1 su bardağı(200ml) kaynamış ve ocaktan alınmış suya ilave edilir. 10 dakika dinlendirildikten sonra içime hazır hale gelir. Kurutulmuş nergisi çay olarak hazır almadıysanız ya da yetişme şeklinden emin değilseniziçmek için kullanmayınız.

1 Haziran 2017 Perşembe

BENZER YAZILAR

TÜRKİYE’de BALIKÇILIK

Son zamanlarda yapılan araştırma ve kazılarından elde edilen bulgulara göre atalarımızın ataları balık avında kemikten oltalar kullanmışlar. Hayvan kemiklerinden elde edilen bu güçlü oltalar neredeyse balıkçılığın tarihini bize hatırlatacak kadar eski. Muhtemelen çok daha öncesinde insanlar ucu sivriltilmiş odun parçalarını ya da ağaç kabuklarından elde ettikleri ağ ya da sepetleri bu iş için kullanıyorlardı ancak zaman geçtikçe kullanılan teknikler tam olarak değişmese de geliştirildi. Bazı bölgelerde milattan önceki yıllarda çiftlik balıkçılığı yapılıp balık çiftlikleri oluşturulduğu da biliniyor. İlerleyen yıllarda teknolojinin gelişmesiyle insanların yaratıcılığı sayesinde farklı yöntemler de geliştirildi.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

EGE’DE OT MEVSİMİ

Ege denince akla masmavi bir deniz, beyaz Rum evleri, balık… huzuru yansıtacak ne varsa akla önce onlar gelir. Burnunuza deniz kokusu değer aklınızda bu düşünceler varken. Hele sebzeleri, meyveleri zeytinyağıyla bir oldu mu damağınızı şenlendirir. Eee bir de Ege otların memleketi.. Baharda ne tarafa dönseniz yeşile çalar. Bir de bu otların kavurması yapılır, ekşilemesi yapılır, turşusu yapılır… Yapılır da yapılır. Hepsinin tadı da damağınızda kalır.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

EGE AŞIĞI ŞAİRLER ve YAZARLAR SERİSİ-1

Bizler onu en çok “Halikarnas Balıkçısı” takma adıyla tanıyoruz. Aslında tek takma adı bu değil. Sürgün yıllarında kullandığı takma adı Hüseyin Kenan, bunun dışında Musa Cevat ve M.C takma adlarını kullandı. En azından bilinenler bunlar. 1890’da güzel Rum kenti Girit’te doğdu. Hayatının ilk yıllarını Atina’da, ilkokul yıllarını Büyükada’da ve lise yıllarını İstanbul’da geçirdi. Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra Oxford Üniversitesi’nde Tarih bölümünü bitirdi. İtalyan bir hanımla evlenip bir süre İtalya’da ikamet etti. Oradaki yıllarında resim öğrenimi gördü.

10 Temmuz 2017 Pazartesi
Tüm yazıları görüntülemek için tıklayınız.