KAYDIR

arrow_downward

Blog

DÜNYA ÜZERİNDE YALNIZCA KARABURUN’DA YETİŞİYOR

Zeytin, zeytingiller familyasından Oleaceae ailesine ait Olea Europaea olarak bilinen, boyu on metreye kadar ulaşabilen, gri gövde ve dağınık dallara sahip, meyvesi yenen, kalın ok şeklinde yapraklara sahip, Akdeniz ikliminde yetişen bir ağaç türüdür. Zeytinin geçmişine bakılacak olursa, zeytin ağaçlarının bundan 2000 yıl öncesinde bile yetiştirildiği bilinmektedir. Zeytin ağacı yaşlandıkça gövdesini genişletir ve çatlar, fakat bu çok uzun yıllar içerisinde gerçekleşir. Tarımsal üretimde Türkiye, zeytin üretiminde tüm ülkeler asında 4. sıraya sahiptir, tüketiminde ise 2. sırada yer almaktadır.

Zeytin meyvesinden çok çeşitli alanlarda yararlanılmaktadır. Öncelik tabi ki zeytin yağındadır. Kalorisinin diğer yağlara göre daha az olması, vitamin ve mineralce zengin olması, birçok hastalığa karşı tedavi edici olarak kullanılması zeytinin en önemli özellikleri arasındadır. Zeytin ağacı, zeytin dalı, zeytin meyvesi hem sağlık için bilinen faydası hem de köklü geçmişinden doğan kutsallığından dolayı yerüzündeki bir ilah olarak adlandırılmaktadır. Yüce imparatorluklar başlarına tac etmiştir mesela zeytini. Barışın da simgesidir bu kutsallık ve doğanın en güzel köşelerinde yetişmektedir. Havaya suya bereket katar zeytin.

Ege Bölgesi’ni ziyaret edenler bilir. Zeytin ağacı göze çarpar yol kenarlarında, mavinin yeşille buluştuğu sarının yüzünüze çarptığı doğada. İzmir’e bağlı Karaburun ilçesinde, zeytin ağaçlarının gözünüzü ve gönlünüzü doldurduğuna şahit olacaksınız. Buraların kutsalı sayılır zeytin ağacı. Bir de buradaki ağaçların özelliği endemik bir tür olması. Zeytin meyvesi dalından koparılıp ağzınıza atabileceğiniz bir tür değildir. Belirli işlemlerden geçirilmesi gerekir. Karaburun için bu böyle değil. Dünya’nın yalnızca belli yerlerinde yetişen hurma zeytinin anavatanı Karaburun. Dalından koparıp ağzınıza atabileceğiniz kadar yumuşak ve tatlı bir tadı var. Tadı ve rengi diğer zeytin türlerinden farklı olarak hurmayı andırdığı için de adına “Hurma Zeytini” denmiş. Zeytini sevmeyen insanlar için bile zeytini sevme sebebi olabilecek bir tür.Hiçbir işleme gerek kalmadan sofranıza koyabiliyorsunuz. Bu zeytinden elde edilen zeytinyağının da diğerlerinden leziz olması kaçınılmaz haliyle. Kokusu bile midenizi telaşlandırıyor. Zeytinyağlıları sevmeyen biriyle henüz tanışmadım. Eğer biri bana bunu söyleyecek olsa Karaburun’u ziyaret etmeden karar vermemesi gerektiğini söyleyeceğime eminim.

12 Haziran 2017 Pazartesi

BENZER YAZILAR

TÜRKİYE’de BALIKÇILIK

Son zamanlarda yapılan araştırma ve kazılarından elde edilen bulgulara göre atalarımızın ataları balık avında kemikten oltalar kullanmışlar. Hayvan kemiklerinden elde edilen bu güçlü oltalar neredeyse balıkçılığın tarihini bize hatırlatacak kadar eski. Muhtemelen çok daha öncesinde insanlar ucu sivriltilmiş odun parçalarını ya da ağaç kabuklarından elde ettikleri ağ ya da sepetleri bu iş için kullanıyorlardı ancak zaman geçtikçe kullanılan teknikler tam olarak değişmese de geliştirildi. Bazı bölgelerde milattan önceki yıllarda çiftlik balıkçılığı yapılıp balık çiftlikleri oluşturulduğu da biliniyor. İlerleyen yıllarda teknolojinin gelişmesiyle insanların yaratıcılığı sayesinde farklı yöntemler de geliştirildi.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

EGE’DE OT MEVSİMİ

Ege denince akla masmavi bir deniz, beyaz Rum evleri, balık… huzuru yansıtacak ne varsa akla önce onlar gelir. Burnunuza deniz kokusu değer aklınızda bu düşünceler varken. Hele sebzeleri, meyveleri zeytinyağıyla bir oldu mu damağınızı şenlendirir. Eee bir de Ege otların memleketi.. Baharda ne tarafa dönseniz yeşile çalar. Bir de bu otların kavurması yapılır, ekşilemesi yapılır, turşusu yapılır… Yapılır da yapılır. Hepsinin tadı da damağınızda kalır.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

EGE AŞIĞI ŞAİRLER ve YAZARLAR SERİSİ-1

Bizler onu en çok “Halikarnas Balıkçısı” takma adıyla tanıyoruz. Aslında tek takma adı bu değil. Sürgün yıllarında kullandığı takma adı Hüseyin Kenan, bunun dışında Musa Cevat ve M.C takma adlarını kullandı. En azından bilinenler bunlar. 1890’da güzel Rum kenti Girit’te doğdu. Hayatının ilk yıllarını Atina’da, ilkokul yıllarını Büyükada’da ve lise yıllarını İstanbul’da geçirdi. Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra Oxford Üniversitesi’nde Tarih bölümünü bitirdi. İtalyan bir hanımla evlenip bir süre İtalya’da ikamet etti. Oradaki yıllarında resim öğrenimi gördü.

10 Temmuz 2017 Pazartesi
Tüm yazıları görüntülemek için tıklayınız.