KAYDIR

arrow_downward

Blog

TÜRKİYE’de BALIKÇILIK

Son zamanlarda yapılan araştırma ve kazılarından elde edilen bulgulara göre atalarımızın ataları balık avında kemikten oltalar kullanmışlar. Hayvan kemiklerinden elde edilen bu güçlü oltalar neredeyse balıkçılığın tarihini bize hatırlatacak kadar eski. Muhtemelen çok daha öncesinde insanlar ucu sivriltilmiş odun parçalarını ya da ağaç kabuklarından elde ettikleri ağ ya da sepetleri bu iş için kullanıyorlardı ancak zaman geçtikçe kullanılan teknikler tam olarak değişmese de geliştirildi. Bazı bölgelerde milattan önceki yıllarda çiftlik balıkçılığı yapılıp balık çiftlikleri oluşturulduğu da biliniyor. İlerleyen yıllarda teknolojinin gelişmesiyle insanların yaratıcılığı sayesinde farklı yöntemler de geliştirildi.

Balıkçılığın dünyada bir sanayi kolu oluşturması ise 15.yy’ın sonlarına doğru oluyor. Hızla büyüyen balıkçılık sanayisi aynı hızla doğaya da zarar veriyor. Balıkların üreme döneminde avlanması, bilinçsizce avlanma yapılması, suyun kirletilmesi gibi sebeplerle deniz, okyanus ve tatlı sulardaki balık sayısı giderek azalıyor. Üstelik bu balıkların çoğunun nesli tükenecek duruma geliyor. Bu sebeple daha sonraki yıllarda avlanmayla ilgili yasaklar ve yaptırımlar geliştiriliyor. Bunu yaparken de devamlılığı sağlamak amaçlanıyor. Büyüyen sanayi daha fazla bu alanda teknolojik gelişmenin yaşanmasına ve dev balık şirketlerinin kurulmasına ön ayak oluyor. Deniz ya da tatlı su çiftlikleri oldukça yaygınlaşıyor.

Türkiye’ye bakıldığında ülkenin üç tarafının denizlerle çevrili olması üstelik bir de iç denizinin bulunmasına rağmen balıkçılığın gelişmediği görülüyor. Her durumda olduğu gibi bu durumun da hem olumlu hem olumsuz yönleri var. Ülkenin ekonomik büyümesine büyük bir desteği yok sayıyorken aynı zamanda doğanın da korunmasına katkı sağlıyoruz. Hangisi önemli bu konu elbette tartışılır. Çok fazla balık da tüketilmeyen ülkemizde en çok üretilen ve tüketilen balık türü ise hamsi. Karadeniz, Türkiye balıkçılığında en fazla balık avlanan ve yetiştirilen bölge. Şöyle ki 2014 verilerine göre Türkiye denizlerinden avlanan toplam balık miktarının %76’sı Karadeniz’de avlanmakta ya da yetiştirilmekte. Türkiye geneline bakacak olursak da Dünya balık üretiminde 32. sıradayız. Türkiye’de balıkçılığın gelişmemiş olmasının sebepleri ise balık tüketim tercihleri, halkın gelir seviyesinin düşüklüğü, üretim oranına göre nüfusun fazlalığı ve deniz canlıların fiyatlarının yıllar içinde farklılık göstermesi.

Türkiye kıyılarında Ege ve Akdeniz bölgelerindeki balıkçılık faaliyetleri oldukça az. Bunun sebebi ise bu bölgelerdeki kıyı turizminin diğer kıyılara oranla çok daha fazla olması. Haliyle halkın da daha çok bu sektörden daha uzak kalmasına sebep olmuştur. Son yıllarda balık üretiminin nerdeyse yüzde elli gibi büyük bir oranı çiftlik yöntemiyle elde edilmektedir. Dünyadaki bu gelişmenin aynısı Türkiye’de de yaşanmaktadır ve Türkiye’deki balıkların da nerdeyse yüzde ellisi üretim çiftliklerinde yetiştirilen balıklardır. Bu sebeplerle ülkenin de birçok yerine balık çiftlikleri kurulması için çalışmalar yapılmaktadır. Daha önceki aylarda yazdığım bu konuyla ilgili önemli bir yazı var. Linkine buradan ulaşabilirsiniz. (Link(Balık Çiftliklerine Hayır)) Bu yazıda Ege’deki balık çiftliği çalışmalarından bahsetmiştik. İzmir Karaburun’da kurulmaya çalışılan çiftliklere halk sert bir şekilde karşı çıkmıştı. Karar bakanlık tarafından bir süre sonra bozulmuştu. Yaz aylarının gelirinin büyük bir kısmını turizmden karşılayan ve huzur içinde yaşamaya çalışan halk için bu karar oldukça sevindirici olmuştu. Peki Karaburun’da balıkçılık yapılmıyor mu? Elbette yapılıyor. Fakat bu bölgede balıkçılık küçük tekne ya da takalarla denize açılarak ya da kıyı oltalarıyla gerçekleşmekte. Halkın karşı olduğu şeyse balık çiftlikleri. Buradan geçimini sağlayan insanlar için bu balıkçılık ufak bir pazar. Tarımla uğraşanlar için suyun ve toprağın bilinçli bir şekilde kirletilmesi, turizmle uğraşanlar için kötü koku, kötü görüntü ve plajların kapatılması anlamına geliyor. Durum böyle olunca da halk haklı olarak bu durumu istemiyor. Ege balık üretim ve tüketim oranında kendi kendine yeten bir bölge. Küçük balıkçı tekneleri bu bölge içi ihtiyaca cevap veriyor. Avlanma çok olsa da bölgenin balık tüketimi de bu oranla eşdeğer. Tüm bunların yanı sıra Türkiye’de insanlara sorulduğunda insanlar çiftlik balıklarını tercih etmek istemiyor. Ancak üretim bundan farklı bir yönde ilerliyor. O yüzden balıkçılık ve deniz avcılığı konusunda bilinçlendirme ve avcılık ile ilgili öğretimlerin daha da yaygınlaştırılması gerekmekte. Bu yöndeki çalışmaların ve eğitimlerin bir arpa boyu da olsa yol katetmesini umuyoruz.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

BENZER YAZILAR

EGE’DE OT MEVSİMİ

Ege denince akla masmavi bir deniz, beyaz Rum evleri, balık… huzuru yansıtacak ne varsa akla önce onlar gelir. Burnunuza deniz kokusu değer aklınızda bu düşünceler varken. Hele sebzeleri, meyveleri zeytinyağıyla bir oldu mu damağınızı şenlendirir. Eee bir de Ege otların memleketi.. Baharda ne tarafa dönseniz yeşile çalar. Bir de bu otların kavurması yapılır, ekşilemesi yapılır, turşusu yapılır… Yapılır da yapılır. Hepsinin tadı da damağınızda kalır.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

EGE AŞIĞI ŞAİRLER ve YAZARLAR SERİSİ-1

Bizler onu en çok “Halikarnas Balıkçısı” takma adıyla tanıyoruz. Aslında tek takma adı bu değil. Sürgün yıllarında kullandığı takma adı Hüseyin Kenan, bunun dışında Musa Cevat ve M.C takma adlarını kullandı. En azından bilinenler bunlar. 1890’da güzel Rum kenti Girit’te doğdu. Hayatının ilk yıllarını Atina’da, ilkokul yıllarını Büyükada’da ve lise yıllarını İstanbul’da geçirdi. Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra Oxford Üniversitesi’nde Tarih bölümünü bitirdi. İtalyan bir hanımla evlenip bir süre İtalya’da ikamet etti. Oradaki yıllarında resim öğrenimi gördü.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

TANRILARA KARIŞMIŞ ULU MİMAS

”…Efsaneleşmiş tanrılara karışmış ulu Mimas, bir kat daha görkemli ve Apollon’un kutsal ışığı ile parlayarak seyrediyordu Ege’nin sularını yaslandığı yerinden.” diyordu Homeros,İlyada Destanı’nda.

12 Haziran 2017 Pazartesi
Tüm yazıları görüntülemek için tıklayınız.